YAŞAM VE KADIN

Hayatınızı Detokslayın

Kategori: YASAM
Hayatınızı Detokslayın



Çikolatakolik olun

New York'tan İlaç Geliştirme Uzmanı Jeffrey Morrison, "Bitter çikolata en süper yiyecek!" diyor. İçeriğindeki yüksek oranda bulunan polifenol, vücudu serbest radikallere karşı korurken, kalp hastalıkları ve kanser riskini de azaltıyor. Peki günde ne kadar tüketmelisiniz? "İçinde yüzde 77 oranında kakao bulunan 30 gr. çikolata yeterli," diyor Morrison.




Bir termos edinin

Suyunuzu ya da kahvenizi plastik bardaklardan içmek yerine, tekrar kullanabileceğiniz bir termos kullanmayı tercih edin. Hem çevreye zarar veren plastik atıkları azaltmış olursunuz hem de elinizde şık bir aksesuarla dikkat çekersiniz.




Bitkilere kucak açın

Yeşil bitkiler sadece evinizi güzelleştirmekle kalmıyor. Karbondioksit alıp oksijen üreten bitkiler, evin havasını da temizliyor. Çiçek yetiştirmek size göre değilse, fazla bakım gerektirmeyen bir bitki tercih edebilirsiniz.



Cildinizi arındırın

Toksinlerden arınmak için, yüzünüze kil maskesi uygulayın. "Kil, ciltteki pürüzleri gidererek, cildin daha taze, genç ve canlı görünmesini sağlar," diyor Çevreci Ürünler Uzmanı Annie B. Bond. İçeriğinde nemlendirme özelliği olan beyaz kil maskeleri kuru ciltler için idealdir. Yağlı cildi olanlar ise kırmızı ya da yeşil kil maskelerini tercih etmeliler.



Gereksiz ambalajdan kurtulun

Bu minik kalıplar, yerden, ambalajdan ve paradan tasarruf etmek için harika bir fikir. Doğa dostu yaklaşımıyla öne çıkan Lush, minimum paketleme malzemesi kullanılan, şişeleme gerektirmeyen, katı biçimde formüle edilen ürünleriyle çevreye katkıda bulunmanıza destek oluyor.



İçerikleri kontrol edin

Vücut kremi alırken, içinde paraben olmamasına dikkat edin. Bazı çalışmalar, bu sentetik koruyucu maddenin yüksek dozlarda alındığında iç salgı bezlerinin çalışmasını bozabildiğini gösteriyor. Dermatolog Macrene Alexiades, "Vücut ürünleri daha geniş bir alana uygulandığı için, bu problem daha da endişe yaratıyor," diyor. Korres'in, paraben içermeyen ürünlerini deneyebilirsiniz. Down Under Naturals'ın bitkilerden üretilen Nude şampuan serisi de fosfat, sülfat ve paraben içermiyor.




Organik beslenin

İşte, sebze ve meyve alırken aklınızda bulunması gereken bir kural: "Kabuklarıyla tüketeceğiniz ürünleri organik alın. Fakat soyarak yiyecekseniz, mevsiminde tüketin." diyor Jeffrey Morrison. Eğer organik olmayan meyve ve sebzeler alıyorsanız, kimyasallardan arındırmak ve bakterileri öldürmek için, yemeden önce Ex'sir Sanitizer (21,95 TL; marketlerde) gibi arındıran bir ürünle mutlaka temizleyin.



Detoks tatiline çıkın

Life Co Bodrum ve Richmond Nua Sapanca'da düzenlenen 'Detoks Günleri'ne katılın. Uzmanlar eşliğinde hazırlanan detoks programlarında, taze ve organik meyve suları, detoks karışımları, yoga ve meditasyon dersleri ile stresli iş yaşantınızdan, her gün yediğiniz ağır yemeklerden, gürültüden, trafikten uzaklaşabilirsiniz.

01:26 - 25/10/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


BU GERÇEKTEN ÖNEMLİMİ

Kategori: YASAM

Bu gerçekten önemli mi?


İş yerindeki, sokaktaki, evdeki tartışmalara, kavgalara bakıldığında bunların çoğunun esas sebebinin kayda değer şeyler olmadığı görülür. “Armudun sapı var, üzümün çöpü var...” diyerek, her şeye kusur bulmak, hiçbir şeyi beğenmemek, müşkülpesent olmak geçimsizliğe yol açar.

Birçok kimse, üstün yeteneğe, güçlü bir zekaya sahip olmasına rağmen, önemsiz şeylerle oyalanıp, kendilerini başarıya götürecek yolları kendileri tıkar. Önemsiz şeyleri aşıp asıl hedefe ulaşamazlar. Bilhassa klasik idarecilerde bu özellik ağır basar. Bir tarafta, bir milyonun hesabını takip ederken, diğer tarafta milyarlar gider de haberi olmaz.

Teferruatla uğraşıp, asıl meseleyi ihmal, yalnız idarecilikte değil, hayatımızın her kesitinde görülür. Aile geçimsizliğinde, iş hayatında, sokakta vs...

İş yerindeki, sokaktaki, evdeki tartışmalara, kavgalara baktığımızda da bunların çoğu incir kabuğunu doldurmayan hususlardır. Şöyle bir durup, kendi kendimize, daha önce ettiğimiz kavgaların gerçek sebeplerinin ne olduğunu hiç düşündük mü?

Sakin bir kafayla düşündüğümüzde, -mübalağasız- kavgaların yüzde yüze yakınının küçük, önemsiz şeylerden başladığını görürüz...

Mesela, evin erkeği eve biraz yorgun, biraz da sinirli gelir. Akşam yemeği onu yeterince tatmin etmez ve kafasını çevirip yemeği eleştirir. Aslında yemeğin tadında tuzunda bir eksiklik yoktur, fakat beyefendinin günü stresli geçmiştir, deşarj olmak için bahane aramaktadır...

Akşama kadar, çocuklarından, ev işlerinden bunalan kadın da, “Kocam gelsin de, dertleşeyim, rahatlayım” diye beklerken, ummadığı bir durum ile karşılaşır. Hesaplar altüst olmuştur ve hanım da hemen bütün gücünü toplayıp, şöyle bir cevap verir:
Bu kadar parayla başka ne bekliyordun ki? veya Benim de herkes gibi kaliteli bir fırınım olsaydı, evde hizmetçilerim bulunsaydı, daha iyi yemek yapabilirdim!..
Bu cevap beyefendinin gururuna dokunur ve açar ağzını yumar gözünü:
Bak hanım, bunun sebebi paramızın az olması değil, basitçe sen bu işi beceremiyorsun!..

Tabii bunun da cevabını verir hanım. Bir müddet bu tartışma devam eder... Yemeğin ortasında bırakıp odalarına çekilirler. Her ikisinin de “sinir katsayıları” artmıştır... Deşarj olayım derken, her ikisi de şarj olmuştur!

Her iki taraf da birbirine her türlü ithamda bulunur... Kaynanalar, kayınpederler, para, evlilik öncesi ve sonrası verilmiş olan sözler ve diğer konular gündeme gelir. O kadar senelik evlilik zamanındaki olaylar gözden geçirilir!

Her iki taraf da savaşı sinirli ve gergin olarak terk eder. Hiçbir şey yerine oturmaz ve her iki taraf da bir sonraki kavganın daha da berbat olmasını sağlarcasına kendisine yeni cephaneler, savunma malzemeleri, yeni taktikler bulmaya koyulur. Bu arayışla uykuya dalarlar...

Sabah olup geçmiş günün yorgunlukları, stresleri uykuda kaybolunca, her ikisi de yaptıklarına pişman olur. Tartışılan konuların incir çekirdeğini doldurmadığını anlarlar ve açıktan olmasa da içlerinden hâllerine gülerler. Genelde, hep böyle ufak tefek, küçük şeyler büyük tartışmalara sebep olur. Bu bakımdan kavgaları önlemek için, ufak tefek düşünmeyi bir kenara bırakmalıdır...

Birini eleştirmeden, azarlamadan, ona ithamda bulunmadan önce veya meşru müdafaa niyetine, karşı saldırıya geçmeden evvel, kendimize şunu sormalıyız: “Bu gerçekten önemli mi?

Birçok durumda önemli olmadığını anlar, böylece uyuşmazlıktan kaçınmış olursunuz. Kendinize tekrar tekrar sorun: “Gerçekten de önemli mi?

Yemeğin tuzunun az veya çok oluşu, tadının şöyle böyle olması, biraz parayı çarçur etmesi veya eve sevmediği kayınvalidesini, görümcesini davet etmesi gerçekten de o kadar önemli mi?
Olumsuz bir tutum içine gireceğinizi hissettiğiniz an, kendinize sorun: “Gerçekten de önemli mi?” Bu sorunun daha hoş bir ev ortamı meydana getirmede büyük rolü vardır.

Bu durum, büroda, iş yerinde, sokakta kısaca hayatımızın her kesitinde geçerlidir. Eve giderken trafikte birisinin aniden önünüze geçmesinde de. Bu soru, hayatta tartışma meydana getirmeye açık bütün durumlarda işinize yarar. Her zaman mutlaka bu soruyu kendimize soralım:
Gerçekten de önemli mi?


Şu üç günlük dünyada Allahü teâlâ bizi “Gerçekten önemli”leri idrak edenlerden ve ona göre yaşayanlardan eylesin!..
 

09:04 - 19/4/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Hakkımda
seyahatin tadı
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Kategoriler
Son Yazılar
- Kız Çocukları İçin Tığ İşi Örgü Bereler
- Harika İğne Oyası Modeli
- Tığ İşi Örgü Atkı Modeli
- Beyaz Saç Örgülü Harika Bolero Modeli
- Yeni Örgü Atkı Modelleri
- Düğmeli Çok Hoş Örgü Şal Modeli
- Bayanlar İçin Örgü Pançolar
- Çok Sevimli Örgü Bebek Şapkası ve Örgü Bebek Tulumu
- Sevimli Örgü Çocuk Atkıları,Hayvancıklı Örgü Atkılar
- Anlatımlı Örümcek Ağı Görünümlü Çok Zarif Tığ İşi Şal Modeli
- En Güzel Örgü Bebek Yelekleri
- Yılbaşı Gecesine Özel Parti Kıyafetleri,Abiye Modelleri
- Kız Bebekler İçin Renkli Örgü Jile ve Patik Modeli
- Tığ İşi Güllü Atkı Modeli
- Harika Boğazlı Örgü Tunik Modeli
Arkadaşlarım
Blogcu Yardım
Saadet Aktan
birsugibi01
sevgidenyana
hercai77
sanaldostlarmekani
sevdayuklu33
biryudumsevda33
wehappy
worldtravel
highheel
salim ...
CAN RECEP ASLAN
sohbet odaları